Altın fiyatları tırmanışta: Yatırımcıyı ne bekliyor?

Ekonomi Gazetecisi Sadi Özdemir, Ensonhaber’e; altının yükseliş nedenlerini ve gelecekteki seyrini, konut ve otomobil satışlarındaki rekoru, kripto paraların geleceğini, Türk Lirası'nın dolar karşısındaki konumunu ve Borsa’daki son durumu anlatarak yatırımcılara önerilerde bulundu.

21 Eyl 2025 - 16:34 YAYINLANMA
Altın fiyatları tırmanışta: Yatırımcıyı ne bekliyor?

Küresel ekonomi rotasından saptı. Dünyada ekonomi alışılmışın dışında ilerliyor. Peki yaşananlar Türkiye'yi nasıl etkiliyor?

Küresel çalkantılardan Türkiye'nin nasıl etkilendiğini ortaya koymak için dünyayı ekonomik açıdan dalgalandıran olayları değerlendirmek istedik.

Ekonomi Gazetecisi Sadi Özdemir, bu amaçla dünyadaki kritik değişikleri ve Türkiye'deki etkilerini Ensonhaber'e anlattı.

Sadi Özdemir, Türkiye'nin ekonomisi, finans dünyası, yatırımları, Türk Lirası'nın değeri gibi başlıklardaki sorularımızı şöyle yanıtladı: 

1- ALTIN FİYATLARI NEDEN YÜKSELİYOR, NASIL BİR SEYİR İZLER?

"Aslında küresel ekonomi, Türkiye ekonomisi, bunlar çok derin ve farklı konular ama vatandaşımız hep tasarrufu ve yatırımıyla ilgili sözler duymak istiyor. Altın, son bir yılda şöyle bir seyir izledi: Ons dolar olarak yüzde 42 yükseldi, gram altın TL olarak yüzde 73 yükseldi. Yani, paranızla altın gram aldıysanız Türk Lirası'nı verip, örneğin 100 bin liralık altın aldıysanız tam bir sene önce, şu an satarsanız 73 bin liranız oldu. 

"KÜRESEL EKONOMİDE DENGELER SARSILDIĞI İÇİN ALTIN YÜKSELDİ"

Neden böyle oldu? Neden altın bu kadar ilgi gördü ve yükseldi? Çünkü, küresel ekonomide dengeler sarsıldı. Kim sarstı? Sayın ABD Başkanı Donald Trump sarstı. Tarifelerle sarstı. Ülkesinin ekonomik düzeninde çok radikal kararlar aldı. Artık ithalat yapmayacağız, dış ziyaret açığımız yüksek olmayacak. Biz bunu önleyeceğiz derken bugüne kadar Amerika'nın kurduğu, savunduğu ekonomik düzeni altüst etti. Onun üzerine de dünyada panik oluştu. Dolardan uzaklaştı. Özellikle merkez bankaları, vatandaşın dolardan başka şeyden uzaklaşıp altın alması geleneksel bir şey, bireysel bir şey ama merkez bankaları altını rezerv para olarak doların yanına konumlandırınca, dolardan altına doğru bir kayınca ağırlık, talep yüksek olduğu için merkez bankalarının talep ettiği altın çok çok yüksek miktarlarda oluyor. Bir de altın az bulunan bir şey zaten. O kadar da çıkarılamıyor, malum. Öyle olunca altın böyle tam anlamıyla dik açıyla böyle yükseliş kaydetti son 1 yıldır söylediğim rakamda.

"ALTIN FİYATLARI NE ZAMAN AZALIR NE ZAMAN ARTAR"

Bundan sonra devam eder mi, bu birkaç şeye bağlı. Yani medyumluk yaparak insanlara bir şey söylenmemeli bence. Ben böyle hissediyorum diye olmaz. Mevcut şartlar devam ederse, Sayın Trump'ın agresifliği, savaşlar, tarife kavgası, sonra peşi sıra bunların ardından Amerikan tahvillerinden çıkış. Mesela, şöyle düşünün: Çin, Japonya, Hindistan, Rusya... Bunlar altın rezervlerini artırıyorlar. Bunların en az 2-3 tanesi de Amerikan tahvillerini satıyor. Oradan onları azaltıyor. Yerine ne koyacak? O para nereye gidecek? Yine altına gidebilir. Bu senaryo böyle olacaksa şu ana kadar böyle oldu. O zaman altındaki yükseliş devam eder.

Ama diyelim ki Trump pişman oldu: Her şeyi altüst ettim ama benim ülkem zarar görüyor diye düşünüyorsa, düşünmeye başlarsa, tekrar eski politikalara dönerse o zaman ne olur? O zaman altın zayıflar. Artı mesela Rusya-Ukrayna savaşı yarın ateşkes olsa, altında bir aşağı doğru tepki görürüz.

Bu tür etkenler önemli. Buna göre insanların izlemesi lazım. Artık ne görüyorlarsa, neye daha çok ihtimal veriyorlarsa, ona göre altından ilgili yatırım kararlarını vermeleri lazım bundan sonrası için. Ama şunu söyleyelim: Ne Çin ile Amerika arasındaki gerilimin azalacağını söyleyebiliriz değil mi? Ne, Rusya-Ukrayna savaşı hemen bitecekmiş gibi konuşabiliriz. -Aslında bunlar güzel şeyler değil, kötü şeyler.- Ne de Orta Doğu'da devam eden risk, Gazze'de ekonomileri çok etkilemiyor, Gazze'deki durum ama İsrail'in her yere saldırması başka bir savaş çıkma ihtimali bu da hala güçlü duruyor. Bunları değerlendirirler diye düşünüyorum vatandaşlar.

"DÜĞÜNLERDE GÜMÜŞ TAKILMASI KONUŞULUYOR"

Şu anda gram altın 4 bin 854 lira, Cumhuriyet altını 33 bin 627 lira. Çeyrek altın dediğimiz 1,5 gram. Bir de son zamanlarda gümüş konuşuluyor. Gümüş bile takılabilir artık diye. Öyle bir geleneğimiz yok ama herhalde bundan sonra olabilir. Ya da insanlar para takacaklar. Altın almak istemeyecekler kafalarında kendi bütçelerine göre 200 lira ya da 1.000 lira, 2 bin lira para takacaklar. O bizim geleneğimiz, devam eder ama altına bağlı olarak çok daha fazla harcama yapmak da imkansız hale geliyor. Altınla harcama yapmak da imkansız hale geliyor. 

2- KONUT SATIŞLARINDAKİ REKORU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Uzun süredir ekonomi çok kötü. İnsanlar bir şeyler alamıyorlar, ev fiyatları yüksek, kiralar… Böyle konuşuluyor ama bizim vatandaşımız geleneksel olarak konut sahibi olmayı önemsiyor ve bu dönemde şöyle bir şey gördük. Konut satışları fiyatlara rağmen, fiyatların yüksek olmasına rağmen, her ay artarak devam etti. Bir önceki aya göre, bir yıl önceki aynı aya göre ve bu muhtemelen 1,5 milyonun üzerinde konut satılmış, konut alınmış olacak. Hemen konutla ilgili şunu söyleyebiliriz: Bu konutların üçte ikisinden fazlası ikinci el konuttur.

Birinci el, ilk defa üretilmiş konutların, maalesef maliyetler nedeniyle fiyatları çok yüksek. Krediler az, kredi faizleri yüksek. Dolayısıyla oradaki satışlar da artıyor ama toplam içindeki payı olması gerektiği yerde değil. Dolayısıyla ikinci el konut deyince ne söylüyoruz? Onlar da pahalı diyebilir bazı seyircilerimiz ama unutmayın, bizim vatandaşımız öncelikle bir ilk evini alacaksa kiradan kurtulmak istiyor. Bazen giriş daireden başlıyor. Bazen 3 artı 1 ihtiyacı olsa bile 2 artı 1, 1 artı 1 alıyor. Bazen 1 artı 1 alıp yatırım yapıyor mutlaka. Kiraya veriyor, kendi kirasını karşılıyor.

"TASARRUF FİNANSMAN YÖNTEMİYLE KONUT SAHİBİ OLUNUYOR"

En sonunda devlet de bu işe girdi ve bir kamu bankamız tasarruf finansmanına 'ben de varım' dedi. Devlet olarak bu sektöre onun da girmesi ayrı bir güven getiriyor. Tasarruf finansman şirketlerinde elinizde bir birikim varsa, onu verip belli bir taksitle anlaşıp bir süre sonra evinizi alıyorsunuz. Şöyle oluyor; ben 3 milyonluk ev alacağım diyorsunuz, 2 milyonluk ev alacağım diyorsunuz, ona göre planınızı yapıyorsunuz. 5 milyonluk diyorsunuz, ona göre planınızı yapıyorsunuz. Vatandaş, bu tür finansman yöntemlerini kullanarak ilk önce kiradan kurtuluyor ve o yüzden de konut satışları rekor kırıyor. Bundan sonra olmasını umduğumuz şey şu: İlk el konutların da sayısı artsın, daha çok konut üretilsin. Konut arzı artarsa piyasa normalleşir. O zaman kiralık konut stoku da artar. O zaman ikinci konutu alan kişi onu kiraya vermek ister.

"DEPREM, KONUT SEFERBERLİĞİNİ BAŞLATTI"

Türkiye'de aslında 2023 Şubat ayındaki depremlerden sonra 11 vilayette konut seferberliği başlatıldı depremzedeler için. Ve bu yıl sonunda teslim edilen 453 bininci konut olacak. Demek ki aslında ilk el konut da üretildi ama o depremzedeler için üretildi. Bir bakıma devlet onu taahhütle yaptırdı ve teslim ediyor. O yüzden de inşaat sektörümüz de çok canlı görünüyor; büyümedeki payı da ondan kaynaklanıyor.

"SOSYAL KONUT PROJESİ GELİŞTİRİLDİ"

Bundan sonra konut tarafını rahatlatmak için sosyal konut projesi geliştirildi ülke genelinde. Onunla ilgili çalışmalar devam edecek. Bu tasarruf finansman tarafı yüksek faiz ve az kredi miktarına çözüm oluyor. Faizsiz bir sistem, bir hizmet bedeli ödeyerek alınan konutlardan konuşuyoruz. Dolayısıyla konut sahipliğimizin tekrar yükseleceğini göreceğiz. 

3- OTOMOBİL SATIŞLARINDAKİ REKORU DEĞERLENDİRİR MİSİNİZ?

Otomobil tarafında da benzer bir şey var. Otomobil tarafında, orada da krediler sınırlı aslında. Orada da yine tasarruf finansman sistemi ikinci el otomobil için çok ciddi çalışıyor. Bugün o sarı renkli siteye baktığınızda birçok satıcının da galerinin de bu sistemle satılabildiğini söylüyor. Altına not düşüyor. Diyor ki, 'bu otomobili x evimle alabilirsiniz.' Çünkü bir standardı var onların da. Her arabaya da olmaz, 30 yaşında 20 yaşında arabaya bir şey verilmez. Yaşıyla, ekspertiz raporuyla. İkinci el pazar büyüyor ama sıfır pazarın büyümesi güzel.

"MİLLİ GELİRİN YÜKSELMESİNİN GÖSTERGESİ"

Türkiye'de yılda 1-1,5 milyonun üzerinde yeni otomobil, sıfır otomobil satılıyor olması bizim aslında kim ne derse desin, milli gelirimizin yükseldiğini, vatandaşlarımızın önemli bir kısmının da bu nedenle gelir seviyesinin yükseldiğini görüyoruz. Bunu zaten buralardan görürüz. Konut ve otomobil İki başlık, sonra altında elektronik eşyalar, mobilyalar neyse, beyaz. eşyalar Oralardaki sahiplikten daha çok anlarız refah seviyesini. Bunlar iyi gidiyor. 

4- KRİPTO PARALARIN GELECEĞİNE DAİR ÖNGÖRÜLERİNİZ NELER?

Kripto parayla dijital para farklı şeyler. Kripto paralar bağımsız, merkezsiz, merkez bankası olmayan, protest bir anlayışla 2008 krizinden sonra Bitcoin ile başladı. Sonra diğerleri dahil oldu. Bunlar ana eksen Bitcoin, Ethereum regülasyon yoktu. Kanun, kural bu işin sigortası, bunun satışını yapanların tabi olduğu bir takım kurallar yoktu. Bazı ülkeler buna karşı çıktı. Şimdi bunların hepsi geride kaldı. Kripto tarafı regülasyonlara kavuşuyor süratle.

Ayrıca altın için söylediğimiz kurumsal yatırımcılar, merkez bankaları dedik ama çok büyük yatırım bankaları da var, fonlar var. Bunların da kripto paraya doğrudan değil de EFT dediğimiz fon, kripto para ağırlıklı fonları satın almalarıyla ilgili düzenlemeler de yapıldı. Oraya da bir para girdi. Bazı ülkelerin rezervlerinde de var. Tabii öyle olunca son dönemde rekorlar gördük. Mesela Bitcoin 125 bin dolara kadar yaklaştı ya da geçti. Şimdi 117 bin dolar seviyesinde. Dolayısıyla orada bir iyileşme var.

DİJİTAL PARA

Dijital para meselesi, örneğin dijital lira, dijital dolar... Bunlar da merkez bankalı dijital paralar. Orada da amaç bu kayıt dışılıktan, kağıt işlerinden, emisyon hacmi süreçlerinden daha sağlıklı kurtulmak için. Merkez bankaların yaptığı bir iş. Onun kriptolarla alakası yok. Önümüzdeki dönemde ne olabilir? Yine aynı şeyler geçerli.

"AMERİKAN TAHVİLİNDEN ÇIKAN PARA NEREYE GİDER?"

Amerika'nın mevcut küresel para düzenini, finans düzenini ne kadar sarsacağı. Sayın Trump'ın çok önemli Amerikan tahvil piyasası, dünyanın en büyük borç piyasası tahvil piyasası. Orayı sarstığı zaman, çıkacak para altına mı gider, kriptoya mı gider, başka bir yere mi gider? İnsanlar o yüzden kaygılılar. Altın gibi, eğer regulasyonlar daha iyi hale gelirse, kripto paralarda güven oluşursa, talep de kurumsal tarafta yüksek olursa, kurumsal tarafta, orası da yeni nesil yatırımcılar tarafından değerlendiriliyor. Ve daha istikrarlı hale gelir. Aksi takdirde, zaman zaman çok can yakıcı oluyor.

5- TÜRK LİRASI'NIN DOLAR KARŞISINDAKİ KONUMU NASIL GELİŞECEK?

Son kararlarla daha da sarsıntı geçirdi. Biz Türk Lirası'nı düşünüyoruz. Türk Lirası'nın dolar karşısındaki konumu sizce bundan sonra ne olacak? Daha mı güçlü olacak? Zaman zaman da uluslararası kuruluşlar, dolar TL ile ilgili bazı tahminlerini belirtiyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?  Dolar, küresel olarak halen rezerv para. Merkez bankaları, dedik ya, altın alıyorlar; altın yükseliyor. Yine de rezerv para olarak tutulan merkez bankalarının tuttuğu rezerv, dolarda duruyor. Büyük ölçüde, çok büyük oranda. Ama Amerika, o kadar hatalar yapıyor ve zorluyor ki, oradan uzaklaşmalar başladı. Belki, çok büyük bir çarpışma, savaşlar vesaire. İkinci Dünya Savaşı gibi gelişmeler sonrasında bu düzen köklü şekilde değişir.

"DOLARDA DENGELER DEĞİŞTİ"

Dolar küresel olarak hala rezerv para. ABD o kadar hatalar yapıyor ki dolardan uzaklaşmalar başladı. Birçok ülke de 'biz artık dolarla değil kendi paramızla ticaret yapalım' diyor. ABD durup dururken bazı ülkelerin dolar kullanmasını da yasakladı. Tramp geliyor, 'ben sınırları kapatıyorum' diyor. Dengeler değişiyor. ABD'de enflasyonist bir ortam oluşuyor. Doların değeri zayıflıyor. Yine de doların ticaret ve rezerv parası olmaktan çıkmasını beklemek doğru değil, çok zaman alır.

'Bazılarının dolar, 3 ay sonra yok olacakmış. Pandemi de şöyle oldu; o günlerde, pandemi de artık Amerika şöyle olacakmış.' Çok duyduk bunları; hepsi palavra oldu çünkü palavraydı. Netice itibariyle dolar güçlü, Amerika güçlü; ne yapacağı önemli, ne yapacağına bakmak lazım.

“DOLARIN, TÜRK LİRASI'NA KARŞI AŞIRI DEĞER KAZANMASI PEK MÜMKÜN DEĞİL”

Türk Lirası dolar ilişkisi de şu: Türk Lirası, biz şu anda orta vadeli program uyguluyoruz. Bu programın esası ne? Enflasyondan daha yüksek faiz. Bu olduğu sürece doların normal şartlarda çok hareketli olması, Türk Lirası'na karşı aşırı değer kazanması pek mümkün değil. Neden? Çünkü vatandaş parasını dolarda tutunca bir şey kazanamadığını görüyor. Yüksek faiz ya da yüksek real faiz varsa, parasını oraya yatırıyor. Ya da kâr payı yüksekse, oraya yatırıyor; altın daha güven duyuyorsa, altına altına yatırıyor.

"ÇOK YÜKSEK ALTIN VE DÖVİZ REZERVİ OLUŞTU"

Dolayısıyla Türk Lirası'yla dolar arasındaki ilişki bizim ekonomik politikamızla da çok bağlantılı. Bu nedenle şöyle bir şey de oluştu; çok yüksek döviz rezervimiz oluştu. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın toplam rezervlerinin yarısına yakını dolar, yarısına yakını altın. Rezervleriniz de güçlü bir risk olduğunda rezervlerinizi kullanarak dolar üzerinden ya da dolara saldıranları, dolarizasyon peşinde olanları püskürtüyorsunuz, 19 Mart'ta olduğu gibi. Orta vadede ya da yakın dönemde kurlarda herhangi bir risk görünmüyor. Ama tabii ki bilmediğimiz çok büyük bir tehlike, bir gelişme var mı? onu bilemiyoruz şu anda zayıf ihtimal. 

MERKEZ BANKASI'NIN FAİZ KARARININ DOLAR/TL'YE ETKİSİ

Mesela şöyle olsa, dolar harekete geçer hemen. Enflasyonumuz yıllık yüzde 30'a mı Merkez Bankası ya da siyasi irade dese ki, ben faizi yüzde 25'e indiriyorum derse, dolar hemen yükselebilir, yani olmaz.

Bu daha önce denendi, çok kötü bir bedel çıktı ortaya. Tekrar ortodoks politika dediğimiz enflasyondan daha yüksek faiz, dolarında istikrarlı hareket etmesi tercih edildi. Bu sayede de enflasyonda yavaş yavaş aşağı gelmeye başladı.

Enflasyon aşağı gelecek ama faiz onun üzerinde yavaş yavaş aşağı gelecek. Fiyat istikrarı sağlanacak kurlarda serbest piyasa şartlarında dolarda devam edecek ama rezerviniz güçlü olunca da bu işin sigortası.

6- BORSA’DA BIST 100 ENDEKSİNİ ETKİLEYEN BAŞLICA FAKTÖRLER HANGİLERİ?

Bizim dinamiklerimiz daha çok iç dinamikler. Tabii dışarıdan da etkileniyoruz, ülkenin risk primi vesaire ki onlar da şu an iyi durumda. Borsamız aslında olduğundan çok daha değerli ama tabii ki piyasa belirliyor. Nelerden etkileniyoruz?

İç siyasi gelişmelerden etkileniyoruz, ekonomi politikalarının çok radikal değişmesinden etkileniyoruz. Borsa yatırımcılarına söylüyorum. Kurlar çok hareketliyse rakip oluyor, altın çok yüksek beklenti olmuşsa borsaya rakip oluyor, faiz yüksekse borsaya rakip oluyor. Borsanın rakibi çok. Borsada şimdi biz 100 diyoruz, 100 hisse biz 500 diyoruz, 500 hisse bunlar hepsi şirket. Mesela altın ve kripto için söylediğimiz rakamların çok altında. 1 yılda BIST yüzünün artışı yüzde 14. Yani 100 tane hisseden 1'er tane alsanız, 14 artmış olacaktı. Bu da enflasyonun çok altında. Ama şu var, 100 hisse içinden diyelim ki çok iyi analiz ettiniz, iyi bir yatırım danışmanınız var ya da gittiniz, 5 tane 10 tane seçtiniz, kendi hisse sepetinizi yaptınız. İyi seçim yaptıysanız, o zaman da belki  Bitcoin kadar, kripto para kadar, altından daha yüksekte getir elde edebilirsiniz 1 yılda.

"YATIRIMCILAR HİSSE SENEDİNDE KISA VADELİ DÜŞÜNÜYOR"

Daha uzun vade aralıklarında sabredenler daha da çok gelir getir elde edebilir ama maalesef bizim vatandaşımızın tasarruf alışkanlığı altında dolarda faizde uzun vadeli olabiliyor. Hisse senedinde hep kısa vadeli düşünüyor, orada da kaybediyor. Yoksa bizim çok gerçekten şu an buradaki piyasa değerini vereyim, ver bu şirketi bana deseler, adam vermez, sahipleri başka bir fiyat söylerler. Çünkü öyle bir tesisi, öyle bir fabrikayı kurmak, şu andaki real piyasaya göre çok daha büyük sermaye gerektirir. Dolayısıyla, şirketlerimizin değeri düşük kaldı. Bu da bir potansiyel yükseliş için ama başka şartlara da bağlı. Onları iyi analiz etmeleri lazım. 

7- YATIRIMCILARA HANGİ YATIRIM ARAÇLARINI ÖNERİRSİNİZ?

Yatırımcılar yine kendi danışmanlarıyla konuşsunlar, analizlerini yapsınlar ama şu andaki projeksiyona göre eğer çok riski sevmiyorlarsa altın, Türk Lirası, faiz ya da kâr payı neye inanıyorlarsa ona göre. Artı, bazı çok güzel fonlar var; yükselen sektörler ağırlıklı, hisse senetleriyle oluşmuş fonlar var. Onları koyabilirler. Borsa'dan da mutlaka iyi analiz edip 2, 3, 5 adet hisse alabilirler. Yurt dışında da hisselere  ulaşmak çok kolay artık. Örneğin, New York borsasından yapay zeka şirketlerinin hisselerini de alabilirler ama yurt dışı deyince insan bazen kaygılanıyor, para gidiyor, ne olur ne olmaz bilemeyiz. 'Kendin gidebilir misin, gidemez misin, bir şey olur mu?' diye ama bu piyasa çalışıyor. Dolayısıyla riski sevmiyorlarsa, risk algısı düşük olan; altın, tahvil, faiz, kâr payı o tarafa daha çok ağırlık verecekler. Hisse senedi, kripto paralara biraz daha az pay ayıracaklar. Riski çok seviyorlarsa, ya bunlardan olan bu kadar.

"KAZANANLAR PROPAGANDA YAPIYOR, KAYBEDENLER SUSUYOR"

Biri Bitcoin almış, inanılmaz para kazanmış. 1 yılda, dolar olarak TL olarak çevirince, o zaman o riski alıp oraya parasının çoğunu yatırabilir. Ama burada da şöyle bir terse kapıldığında da çok canı yanar. Bu konuştuğumuz kararların ya da gelişmelerin dışında bir şey olursa ve oradan çıkış başlarsa birdenbire tasarrufu yarıya düşebilir, dörtte bire düşebilir. İnsanlar genellikle kazandıkları zaman çok propaganda yaparlar. Acayip para kazandım diye akıllı olduklarını anlatmak için. Kaybedenler söylemezler, kaybedenler de çok."